'' kıymet '' sözcüğü
- EOC
- 30 Oca
- 1 dakikada okunur
Arapça kökenlidir.
Kök harfleri (ق و م) Sözlüklerde (قَامَ - يَقُومُ - قَوْمٌ) olarak geçer.
Bu kökten dilimize geçmiş olan sözcükler: kavim, ikamet, ikametgâh, istikamet, kayme, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam, mukavemet, takvim, kavmiyet, akvam, kamet
Bu kökün temel anlamları:
ayağa kalkmak, doğrulmak
sabit kalmak, sabitlemek
düzeltmek, uygun hale getirmek
görev yerine getirmek, iş üstlenmek
kararlı olmak
** Bu kökün çekirdek anlamında, ''kendiliğinden, hiç bir dış etki olmadan, kendisinde var olan'' anlamları vardır. Başkası tarafından ayağa kaldırılan veya düzeltilen şeyler için أَقَامَهُ غَيْرُهُ kullanılmaktadır.
(ikâme-t) إِقَامَة : devam ettirmek, sabitleme, yerleşme, yerleştirmek
(kıyâm) قِيَام : ayağa kalkmak, ayakta durmak, bir işe kalkışmak
(kıyamet) قِيَامَة: insanın bir çırpıda ayağa kalkması.
(kıymet) قيمة: bir şeyin sabit, tutarlı, yerleşik karşılığı. Varlığını, ayakta durmasını sağlayan karşılık, bedel, anlam. Bir malın değeri, bir şeyin yerine koyulan değer.
(makâm) مَقَام: hem mastar, mekan ve zaman ismidir. hem kıyam yapılan yerin ismi, hem kıyamın zamanı için kullanılır. Ayağa kalkmak, ayakta durulan yer, ayakta durulan zaman. Oturulan yer, durulan yer.
(kıvâm) قِوَام: bir şeyin kendisiyle ayakta durduğu, sabitleştiği, denge sağladığı, bir şeyin ortası, düzeni ve nizamı. Bir şeyi veya kişiyi en sağlıklı noktada ayakta durdurmak.
(kayyum) قيوم: kendisi ayakta duran ve diğerlerini de ayakta tutan
(kayyim) قيّم: başkasının menfaatine iş yapan, çelişki ve tutarsızlıktan koruyan, kendisi dışındakini tamamlayıp onu mükemmel yapan
(kavim) قَوْم : bir şeyi, yürürlükte bulundurmak, devam ettirmek, onun unutulmamasını sağlamak amacıyla toplanan, hedef ve amaç birlikleri olan topluluk
(takvim) تَقْوِيم: doğrultmak, düzeltmek, yetiştirmek, öğretmek, eğitmek
(kaime) قائمه: masa, karyola ve hayvanın ayağı
(istikamet) اِسْتِقَامَة: düz bir çizgi üzerinde olan yol



Yorumlar